TEREKE TEMSİLCİSİ ATANMASI İSTEMLİ DAVALARDA HUSUMET

Av.Ali Mert Karakılçık

Doktrinde de ifade edildiği üzere tereke temsilcisi atanması istemli davalarda husumet, mirasbırakanın tüm mirasçılarına yöneltilmelidir (Prof.Dr.Oruç Hamdi ŞENER, Tereke Temsilcisi Atanmasına İlişkin İlke ve Esaslar, Yaşar Üniversitesi E-Dergisi, 2013, s.2584 ; Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur GENÇCAN, Tereke Hukuku, 1.Baskı, Ankara 2022, s.434 ; Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur GENÇCAN, Miras Hukuku, 3.Baskı, Ankara 2016, s.1303). Yargıtay uygulamasında da aynı görüş hakimdir (Y.2.HD. 04.07.2013 T. 2012/26032 E. 2013/18952 K.). Konuya ilişkin Yargıtay kararlarının yoğunluğu bir yana Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin yargılamaya, tüm mirasçıların dahil edilmemesi sebebiyle kanun yararına temyiz (HMK.m.363) yoluna sıklıkla başvurmaktadır (Y.2.HD. 07.07.2008 T. 2007/11016 E. 2008/10040 ; Y.2.HD. 27.11.2006 T. 2006/8408 E. 2006/16399 K. ; Y.2.HD. 20.11.2000 T. 2000/12767 E. 2000/14378 K.). Bu kapsamda talepte bulunan mirasçının, maddi anlamda ilgili olan tüm mirasçıları talep karşıtı olarak yargılamaya dahil etmesi gerekir. Zira temsilci, miras ortaklığının tamamı için atanacağından, bu karar tüm mirasçıların hukukuna etkilidir (Dr.Murat ORUÇ, Miras Ortaklığı Temsilcisi, 1.Baskı, İstanbul 2020, s.43-44). Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 04.03.2013 T. 2013/3531 E. 2013/5530 K.sayılı kararında da aynı husus vurgulanmıştır; “…Tereke adına hareket ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olan bu temsilcinin, açıklanan yetkiler karşısında; yapılacak bu atama mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden, davaya tüm tereke ilgililerinin (mirasçıların) katılımının sağlanması gerekir.” (Aynı yönde Y.2.HD. 14.05.2013 T. 2012/17236 E. 2013/13595 K. ; Y.2.HD. 07.06.2012 T. 2011/19861 E. 2012/15500 K.). Dolayısıyla Yargıtay, miras ortaklığı temsilcisi atanmasına ilişkin talebi, bir dava olarak gördüğünden bu davanın hasımsız olarak açılamayacağı kanaatindedir (Y.2.HD. 11.10.2002 T. 2002/10972 E. 2002/11827 K.). Bu nedenle talebin hasımsız olarak yöneltildiği ya da tüm mirasçılara yöneltilmediği durumlarda da re’sen araştırma ilkesi (HMK.m.385/II) uyarınca maddi anlamda ilgili olan tüm mirasçıların araştırılarak yargılamaya dahil edilmesi gerekir (Y.2.HD. 15.05.2013 T. 2013/9471 E. 2013/13821 K. ; Y.2.HD. 07.07.2008 T. 2007/11016 E. 2008/10040 K.). Böylelikle tüm mirasçıların şekli anlamda ilgili sıfatını ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK.m.27) elde etmesine imkan tanınmış olur (Dr.Murat ORUÇ, Miras Ortaklığı Temsilcisi, s.43). Tüm bu nedenlerle Yargıtay, tereke temsilcisi atanması talepli davalarda mirasçılar davaya dahil edildikten sonra davaya dahil edilen bu mirasçıların gösterdikleri delillerin toplanmadan karar verilmesini bozma nedeni yapmaktadır. Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin 07.11.2016 Tarihli 2016/15664 Esas 2016/9198 Karar sayılı ilamında bu husus vurgulanmıştır; “…mahkemece tüm mirasçılar davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, gösterdikleri takdirde tarafların delilleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan işin esasının incelenerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılığının Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine kanun yararına bozma isteğinin kabulüyle kararın kanun yararına bozulması gerekmiştir.” (Aynı yönde Y.14.HD. 07.11.2016 T. 2016/15664 E. 2016/9198 K. ; Y.2.HD. 14.5.2013 T. 2012/17236 E. 2013/13595 K. ; Y. 2.HD. 12.05.2010 T. 2009/20683 E. 2010/9619 K. ; Y.2.HD. 05.05.2003 T. 2003/14945 E. 2003/16270 K. ; Y.2.HD. 4.3.2013 T. 2012/13391 E. 2013/5487 K. ; Y.18.HD. T. 26.9.2013 2013/10887 E. 2013/12301 K. ; Y.8.HD. 7.11.2014 T. 2013/15084 E. 2014/20515 K. ; Y.2.HD. 27.11.2006 T.2006/8408 E. 2006/16399 K. ; Y.8.HD. 21.4.2014 T. 2013/10648 E. 2014/7742 K. ; Y. 2.HD. 23.11.2006 T. 2006/14851 E. 2006/16213 K. ; Y.2.HD. 04.07.2013 T. 2012/26032 E. 2013/18952 K.).

Doktrinde de benzer görüş mevcuttur; “…Yargıtay bu hususun bir çekişmeli yargı işinin var olduğu sonucunu doğuracak bir söylemle kararlar vermektedir. Yargıtay’a göre tereke temsilciliğinin tesisi ve tereke temsilcisinin atanması açılacak bir dava ile olur. Miras ortaklığına temsilcisi atanmasına yönelik açılacak dava, taraf teşkilini sağlamaya yönelik olarak mirasçıların biri veya bir kısmı tarafından diğer mirasçıların tamamına karşı açılır. Onlara dava dilekçesi tebliğ edilir, GÖSTERECEKLERİ DELİLLER TOPLANARAK, SONUCA GÖRE KARAR VERİLİR. Tereke temsilciliğinin tesisi ile birlikte atanacak tereke temsilcisinin bütün miras ortaklığı menfaatine hareket edeceği göz önüne alındığında, bütün mirasçıların tereke temsilciliği tesisine ilişkin yargılamada dinlenilmek üzere değil, karşı taraf olarak bulunmaları bir zorunluluk arz eder” (Prof.Dr.Mustafa Alper GÜMÜŞ, Tereke Temsilcisi, 1.Baskı, İstanbul 2020, s.130).

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi’nin 01.07.2021 Tarihli 2021/1240 Esas 2021/974 Karar sayılı kararında da aynı husus vurgulanmıştır; Özet: Miras şirketine temsilci atanmasına ilişkin karar, tüm mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden davaya mirasçıların tamamının katılmalarının sağlanması gerekir. “…Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi gereğince, miras ortaklığına atanan temsilci, özel kayyım yetkilerine sahip olup tüm mirasçılar (tereke) adına tasarruf ve hareket eder. Miras şirketine temsilci atanmasına ilişkin karar, tüm mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden davaya mirasçıların tamamının katılmalarının sağlanması gerekir.” (Aynı yönde Y.14.HD. 2016/17634 E. 2020/5870 K. ; Y.14.HD. 2016/13244 E. 2020/4315 K.) (Dr.Ahmet Cemal RUHİ, Tereke Davaları, 1.Baskı, Ankara 2022, s.144).

Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin 10.6.2019 Tarihli 2016/11743 Esas 2019/5018 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir; “…Miras ortaklığının temsilci atanması isteğinde husumet miras bırakanın tüm mirasçılarına yöneltilmelidir. … MAHKEMECE, MİRASÇILAR … VE … ‘NUN HUKUKİ DİNLENİLME HAKLARININ KISITLANMAMASI AMACIYLA DAVADA DAVALI SIFATIYLA YER ALMALARININ SAĞLANMASI VE TARAF TEŞKİLİ SAĞLANDIKTAN SONRA İŞİN ESASINA GİRİLEREK BİR KARAR VERİLMESİ GEREKİR. Mahkemece belirtilen husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.” (Aynı yönde Y.14.HD. 23.5.2019 T. 2016/11290 E. 2019/4706 K. ; Y.14. HD. 02.04.2019 T. 2016/8867 E. 2019/3001 K.).

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 17.05.2000 Tarihli 12767 Esas 14378 Karar sayılı kararı; “…O halde miras şirketine mümessil tayini yönünde oluşacak karar tüm mirasçıların hukukuna etkilidir. İstenen sübjektif haktan etkilenecek kişilere dava tevcih edilmeden, elde edilen karar o kişileri bağlayıcı etkide olamaz. Şu halde tereke ortaklarına (mirasçılara) tevcih edilmeyen bir dava sonunda oluşan kararı almakta davacının hukuki bir yararı düşünülemez. Davada hukuki yarar dava şartıdır. (Y.H.G.K.nun 24.11.1982 Tarihli 1874-914 sayılı kararı) Öte yandan ‘’kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima ve yahut İDDİA VE MÜDAFAALARINI BEYAN ETMELERİ İÇİN KANUNİ ŞEKİLLERE TEVFİKAN DAVET ETMEDİKÇE HÜKMÜNÜ VEREMEZ (HUMK. 73.) şu halde miras şirketine mümessil tayini istemlerinin tüm şeriklerine (mirasçılara) tevcihi gerektiği düşünülmeden hasımsız açılan davanın kabulü ile miras şirketine mümessil tayini açıklanan kurallara aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekli olmuştur.”

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 11.2.2013 Tarih 2012/8750 Esas 2013/3065 Karar sayılı kararı; “…Dava, miras ortaklığına temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece de bu şekilde kabul edilmiştir. BU TÜR DAVALARDA, DAVANIN TÜM MİRASÇILARA KARŞI AÇILMASI GEREKİR. …”

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 07.07.2008 Tarihli 2007/11016 Esas 2008/10040 Karar sayılı kararı; “…Atanan miras şirketi temsilcisi, özel kayyım yetkilerine sahip olup tüm mirasçılar ( tereke ) adına tasarruf ve hareket eder. MİRAS ŞİRKETİNE MÜMESSİL ATANMASINA İLİŞKİN KARAR, TÜM MİRASÇILARIN HUKUKUNU ETKİLEYECEĞİNDEN DAVAYA MİRASÇILARIN TAMAMININ KATILIMININ SAĞLANMASI GEREKMEKTEDİR.

SONUÇ OLARAK; tereke temsilcisi atanması istemli davalarda husumet, mirasbırakanın tüm mirasçılarına yöneltilmelidir. Yargıtay uygulamasında da aynı görüş hakimdir. Konuya ilişkin Yargıtay kararlarının yoğunluğu bir yana Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin yargılamaya, tüm mirasçıların dahil edilmemesi sebebiyle kanun yararına temyiz (HMK.m.363) yoluna sıklıkla başvurmaktadır. Bu kapsamda talepte bulunan mirasçının, maddi anlamda ilgili olan tüm mirasçıları talep karşıtı olarak yargılamaya dahil etmesi gerekir. Zira temsilci, miras ortaklığının tamamı için atanacağından, bu karar tüm mirasçıların hukukuna etkilidir.