Avukat Ali Mert Karakılçık
Limited şirketlerde finansal tablolar, şirketin malvarlığını, borçlarını, faaliyet sonuçlarını, kâr-zarar durumunu ve genel mali yapısını ortaya koyan en temel belgelerdendir. Bu nedenle finansal tabloların yalnızca şeklen hazırlanması yeterli olmayıp, şirketin gerçek durumunu dürüst resim ilkesine uygun, anlaşılabilir, güvenilir, tarafsız ve hatasız şekilde yansıtması gerekir. Zira genel kurulun kâr dağıtımı, ibra, müdürlerin sorumluluğu, şirketin yönetim yapısı ve geleceğine ilişkin birçok kararı, doğrudan bu finansal tablolar üzerinden şekillenmektedir. Bu kapsamda gerçeği yansıtmayan, eksik, hatalı veya ortakların bilgi alma hakkını zedeleyecek şekilde düzenlenen finansal tabloların genel kurulda onaylanması, TTK.m.622 atfıyla uygulama alanı bulan TTK.m.445 kapsamında iptal sebebi oluşturabilecektir.
Nitekim finansal tablolar hususu, TTK’nın 68.maddesinde düzenlenmiş olup “Açılış Bilançosu, Yılsonu Finansal Tabloları” başlıklı bu maddede; “(1) Tacir, ticari faaliyetinin başında ve her faaliyet döneminin sonunda, varlık ve borçlarının tutarlarının ilişkisini gösteren finansal tabloyu (sırasıyla açılış bilançosunu ve yıllık bilançoyu) çıkarmak zorundadır. Açılış bilançosunda, yılsonu finansal tablolarının, yılsonu bilançosuna ilişkin hükümleri uygulanır. (2) Tacir, gelir tablosunu hazırlar. (3) Bilanço ile gelir tablosu, yılsonu finansal tablolarını oluşturur. 514 üncü madde ile Türkiye Muhasebe Standartlarının bu konudaki hükümleri saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda finansal tablo, tacirin faaliyet döneminin başında ve sonunda düzenlediği, şirketin aktif ve pasiflerinin tutarını ve ilişkisini gösteren tablo ile gelir tablolarının oluştuğu bütünü ifade eder. TTK’nın 610/1.maddesinde finansal tablolar konusunda anonim şirketlere ilişkin TTK.m.514-527 hükümlerinin limited şirketler hakkında da uygulanacağı belirtildiğinden ve de TTK’nın 64 ile 88.maddeleri arasında düzenlenen finansal tablolara dair düzenlemeler esasen bütün tacirler için bağlayıcı olduğundan limited şirketlerde müdürler kurulu, geçmiş hesap dönemine ait Türkiye Muhasebe Standartları’nda öngörülmüş bulunan şirket finansal tablolarını ve bunların eklerini, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içerisinde hazırlamak ve genel kurula arz etmekle yükümlüdür (Soner ALTAŞ, Limited Şirketler, 7.Baskı, Ankara 2016, s.374). Bu görev, müdürler kurulunun bütün üyelerine yöneltilmiş bulunan bir kurul görevidir (Dr.Öğr.Üyesi Serhan DİNÇ, Limited Şirketlerde Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri, s.178). Eş söylemle limited şirketlerde finansal tabloları hazırlama yükümlülüğü, şirkette tek kişi müdürlük görevini üstlenmiş ise o müdüre, birden fazla müdür var ise müdürler kuruluna aittir. Bu itibarla limited şirket müdürler kurulu, TTK’nın 610.maddesinin atfıyla TTK.m.514 gereği geçmiş hesap dönemine ait Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını ve eklerini bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlamak ve genel kurula sunmak zorundadır. Tekraren belirtmek gerekir ki anılan görev müdürler kurulunun tüm üyelerine yönelik bir kurul görevi olup bu sonuca finansal tabloları hazırlama görevinin sermaye şirketlerinde TTK.m.514/1 gereğince yönetim organına verilmiş olmasından da ulaşılmaktadır (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, İstanbul 2019, s.321 ; Soner ALTAŞ, Limited Şirketler, s.375).
Tüm bu hususlarla birlikte TTK’nın 515.maddesinde yer alan dürüst resim ilkesi de, anonim şirketlerle birlikte limited şirketlerin finansal tablolarına uygulanacaktır. Zira TTK.m.610’da anonim şirketlere ilişkin 514 ile 557.madde hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağı hükme bağlanmıştır (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, s.80). Bu ilke gereği limited şirketlerin finansal tabloları; Türkiye Muhasebe Standartlarına göre malvarlığını, şirketin öz kaynaklarını, şirketin borç ve yükümlülüklerini, şirketin faaliyet sonuçlarını kapsamalı, bu sayılan kalemleri ihtiva eden finansal tablolar; eksiksiz, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara uygun, işletmenin niteliğine uygun, güvenilir, gerçeğe uygun, dürüst ve aynen ve aslına sadık şekilde hazırlanmalıdır. Bu ilkeler anonim ve limited şirketler için geçerli olup bu raporlar şirketin yönetim organı tarafından hazırlanmalıdır (Dr.Öğr.Üyesi Serhan DİNÇ, Limited Şirketlerde Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri, s.179 ; Soner ALTAŞ, Limited Şirketler, s.375). Burada TTK’da finansal tablolara ilişkin temel düzenlemeler yer almakla birlikte uygulanacak esas kurallar açısından Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na gönderme yapıldığı gözden kaçırılmamalıdır (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, s.49).
Önemi gereği tekraren belirtmek gerekir ki limited şirketlerde finansal tabloların işletmenin finansal durumunu, finansal performansını ve nakit akışlarını gerçeğe uygun olarak sunması gerekir. İşletmenin finansal durumunu, bilanço; finansal performansını ise kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu; nakit akışını ise nakit akış tablosu gösterir. İşte bu tabloları oluşturan varlık, yükümlülük, gelir, gider ve nakit hareketliliklerinin gerçeğe uygun şekilde sunumu yapılmak zorundadır (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, s.72). Burada gerçeğe uygun sunumun tam anlamıyla sağlanabilmesi için üç özelliğe sahip olması gerekir. Buna göre sunum tam, tarafsız ve hatasız olmalıdır (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, s.132).
Finansal tabloların içeriğinin doğru hazırlanmasının önemi açısından belirtmek gerekir ki; genel kurullarda finansal tabloların okunup, müzakere edilip onaylanıp onaylanmamasına göre genel kurul kar dağıtıp dağıtmayacağına karar verecektir. Doktrinde yönetim organının karın dağıtılmasına ilişkin önerisinin görüşülüp karara bağlanmasının, bilançonun ve kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunun onaylanmasına bağlı olduğu ifade edilmektedir. Ancak yalnızca bu iki tablonun onaylanması da yeterli değildir. Çünkü kanunda açıkça finansal tablolara ilişkin karar alınmasından bahsedilmiştir. Bu çerçevede genel kurul yıl sonu finansal tabloların ortaya koyduğu sonuçtan memnun değilse yönetim kurulunu dahi değiştirebilecektir. Zira TTK.m.413/2-3, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmalarına ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresiyle ilgili olduğunu ifade etmiştir (Dr.Raziye AKSU ÖZKAN, Finansal Tabloların Tutulması ve Hukuksal Sonuçları, s.407). İşte yönetim organınca finansal tabloların içerisinin dürüst resim ilkesine uygun hazırlanmaması halinde şirket genel kurulunca ne yönde ağır hatalı kararlar verilebileceği, alınacak kararların içeriğini nasıl değişebileceği bu kadar önemlidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi’nin 11.04.2019 Tarihli 2018/949 Esas 2019/548 Karar Sayılı kararında da genel kurulda mali verilerin eksik ve hatalı düzenlenmesi halinde alınacak genel kurul kararlarının iptale tabi olacağına ilişkin benzer hususlar vurgulanmıştır; “…Dosyası kapsamında alınan bilirkişi rapor 127 içeriğindeki tespitlerde dikkate alındığında; TTK’nın 64, 68 ve 69. maddelerindeki düzenlemeler ışığında, davalı şirketin ve dava dışı …. şirketinin FİNANSAL TABLOLARI, hesap kayıt ve belge düzeninden muhasebe konusunda uzman olmayan kişilerce ANLAŞILAMAYACAK ŞEKİLDE DÜZENLENDİĞİ, davalı şirketin 2009-2010-2011 ve 2012 yılları verilen sipariş avans tutarları bakımından davalı şirketin BİLANÇO VE FİNANSAL TABLOLARININ ŞİRKETİN GERÇEK DURUMUNU ORTAYA KOYUP ANLAŞILIR KILMADIĞI, bu durumda pay sahipleri yönünden bilançonun güvenilirliğini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu bilançoya istinaden genel kurulca verilen ibra kararının yerinde olmayacağı gibi, onama kararının dürüstlük kuralı gereğince de iptalini gerektireceği sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre davalı vekilinin gerek 4 nolu karar ile bilançonun onaylanmasına ilişkin, aynı gerekçe kapsamında gerekse 5 nolu kararın 4. Bendi ile denetçinin ibrasına ilişkin kararların iptali yönündeki hükme karşı ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde değildir.”
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.07.2007 Tarihli 2006/2171 Esas 2007/10775 Karar Sayılı ilamı da benzer yöndedir; “…Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetçi raporunun safi kazancın nasıl dağıtılacağına dair tekliflerin anonim şirket genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin emrine amade bulundurulmasını öngören TTK’nun 362/1.maddesi hükmüne riayet olunmaması, … TTK’nun 381.maddesi hükmüne göre bir iptal sebebi teşkil edebilir. ORTAĞIN BİLGİ EDİNME HAKKININ İHLALİ NEDENİYLE, GENEL KURUL TOPLANTISINDA YANLIŞ BİR KARARIN ALINMASI SONUCU DOĞMUŞ İSE, DİĞER GEREKÇELER YANINDA BU BİLGİ ALMA HAKKININ İHLALİ İLE BAĞLANTILI OLARAK DA KARARIN İPTALİ GÜNDEME GELEBİLİR. TTK’nun 381.maddesinde kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyete aykırı genel kurul kararlarının iptali için karar ile aykırılık arasında bir illiyet bağının bulunması, yani kararın alınmasına söz konusu aykırılığın neden olmuş olmasını açıkça şart koşmamıştır. Kanun koyucu iptal edilebilir karar ile kanuna, ana sözleşmeye veya afaki iyi niyete aykırılık arasında bir illiyet bağının varlığını açıkça kabul etmektedir. Bu nedenle iptal davası açan davacı sadece kararın kanuna, ana sözleşmeye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırılığını kanıtlamakla yetinebilir, ayrıca bu aykırılığın iptali dava edilen kararın alınmasına neden olduğunu da kanıtlamak zorunda değildir.’’
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 25.11.2015 Tarihli 2015/5409 Esas 2015/12555 Karar Sayılı kararı da benzer yöndedir; “…davalı şirketin kayıtlarının daha önce mali müşavir tarafından iki kez incelendiği, şirketin özvarlığını yitirdiğinin belirlendiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de, şirketin öz varlığının tamamen yitirdiğinin tespit edildiği, BİLANÇONUN ŞİRKETİN GERÇEK DURUMUNU GÖSTERMEDİĞİ, yönetim kurulunun TTK’nın 376/1, 2 ve 3. fıkralarında yazılı yükümlülüklerini yerine getirmediği, ibranın kanun, sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, … şirketin mali yapısına göre, öz varlığının kaybedildiği, şirket zor durumda olduğundan kapasitesine göre yüksek düzeyde ücret belirlenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, … gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin … tarihli genel kurulunda alınan 4, 6 ve 7 no’lu kararların iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”
Sonuç olarak, limited şirketlerde finansal tabloların gerçeğe uygun, anlaşılabilir, güvenilir, tarafsız ve dürüst resim ilkesine uygun şekilde hazırlanması zorunludur. Zira genel kurulun kâr dağıtımı, ibra, yönetim organının değerlendirilmesi ve şirketin geleceğine ilişkin kararları doğrudan bu finansal tablolara dayanmaktadır. Bu nedenle şirketin gerçek mali durumunu yansıtmayan, ortakların bilgi alma ve inceleme hakkını zedeleyen veya genel kurulu hatalı karar almaya yönlendiren finansal tabloların onaylanmasına ilişkin genel kurul kararları, TTK.m.622 atfıyla uygulama alanı bulan TTK.m.445 kapsamında iptal davasına konu edilebilecektir.
