ÇEKİN İSTİRDADI DAVASINDA İSPAT YÜKÜ (TTK.m.792)

Avukat Ali Mert Karakılçık

Bilindiği üzere TTK’nın “Elden Çıkan Çek” başlıklı 792.maddesinde; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu kapsamda ilgili düzenleme gereği çekin istirdadı davasında, çekin davalı hamil tarafından kötü niyetle iktisap edildiği veya iktisabında ağır kusuru olduğunun kanıtlanması gerekir. Bu dava türünde ispat yükü davacıdadır (Beykoz Hakimi Ahmet SEZER, Kıymetli Evrakın Zayi Olması ve İptal Davası, 4.Baskı, Ankara 2016, s.226 ; Prof.Dr.Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak Hukuku, 23.Baskı, Ankara 2019, s.61 ; Prof.Dr.Reha POROY – Prof.Dr Ünal TEKİNALP, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 23.Baskı, İstanbul 2019, s.130;  Dr. Öğr. Üyesi Murat TÜRE, Yargıtay Kararları Işığında Kıymetli Evrakın Zıyaı ve İptali, Legal Hukuk Dergisi, 18.Cilt, İstanbul 2020, Legal Hukuk Dergisi, s4041-4042). Yargıtay uygulamasında da aynı görüş mevcuttur. Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 29.9.2015 Tarihli 2015/9831 Esas 2015/9588 Karar sayılı ilamında; “…Dava, hamilin rızası hilafına elinden çıktığı iddia edilen çekin 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi uyarınca istirdadına ilişkindir. Mahkemece dava konusu çekin davacı elinden rızası hilafına çıktığı ve davalı K.. Ş..’nin elinde olduğu gerekçesiyle çekin istirdatına karar verilmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesine göre istirdat davasını meşru hamil olduğunu iddia eden kişi açabilir. Davacı da, dava konusu çekin meşru hamili olduğunu iddia etmekte olup,bu iddiasını TTK’nın 702. maddesine göre ispatlamalıdır. Davacı meşru hamil olduğunu ispatladıktan sonra, ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunuda kanıtlaması gerekir. TTK 704. madde gereğince bu ÇEKİ DAVALININ KÖTÜNİYETLE İKTİSAP ETTİĞİ VEYA İKTİSAPTA AĞIR KUSURLU OLDUĞU İSPAT EDİLMEDİKÇE ÇEK HAMİLİ DAVALI İYİNİYETLİ SAYILIR. Somut olayda davacının meşru hamil olduğu tespit edilmiş ise de, davalı tarafın çeki iktisapta kötüniyetli olduğunu da kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğinden; TTK’nın 704’ncü maddesi hükmü uyarınca davacı delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapmaksızın sadece dava konusu çekin davacı elinden rızası hilafına çıktığından bahisle yazılı gerekçeyle davanın kabulü yerinde görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.” şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 29.1.2001 Tarihli 2000/9767 Esas 2001/541 Karar sayılı ilamında da benzer görüşler vurgulanmıştır; “…Dava, hamilin rızası hilafına elinden çıktığı iddia edilen çekin TTK.nun 704 ncü maddesi uyarınca istirdadına ilişkindir. TTK.nun 704 ncü maddesine göre istirdat davasını, meşru hamil olduğunu iddia eden kişi açabilir. Davacı da, dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu iddia etmektedir. Ancak, hamil olduğu yönünde geçerli kanıt sunamayan davacı, çek elinde bulunan davalının ( hamil ), dava konusu ÇEKİ KÖTÜNİYETLE İKTİSAP ETTİĞİ YA DA İKTİSAPTA AĞIR KUSURU BULUNDUĞUNU DA KANITLAYAMAMIŞTIR. Mahkemece davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.”

Yine TTK’nın “Hamilin Hak Sahipliği” başlıklı 686/1.maddesinde; “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Yargıtay uygulamasına bakıldığında ise kambiyo senetlerine dair davalarda Yargıtay, dava konusu senedin şirket yetkilisi tarafından yetkisi sona erdikten sonra eski tarihli olarak düzenlendiği yolundaki iddianın yazılı delille kanıtlanmak zorunda olunduğu, davalı hamilin senedi iktisabında kötü niyetli olduğuna dair yazılı delil sunulamadığı takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 19.Hd. 25.02.2016 T. 2015/9738 E. 2016/3194 K.), davacı temsilcinin dava dışı şirket adına çekleri keşide ettikten sonra temsilcilik görevinin sona ermesinin dava konusu çeklerin kambiyo vasfını etkilemeyeceği (Yargıtay 11.Hd. 28.05.2024 T. 2023/1044 E. 202474388 K.), çekin rıza dışında elden çıktığı yolundaki iddianın kanıtlanamadığı ve imza sahteliği iddiasının da ileri sürülmediği durumlarda çekteki ciro silsilesinin sıhhatli kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 19.Hd. 20.10.2011 T. 2011/2327 E. 2011/12926 K.), cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı, diğer bir deyişle bir çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebileceği (Yargıtay Hgk. 05.04.2022 T. 2018/246 E. 2022/470 K.), çekten kaynaklı borçlu olunmadığı iddiasına dayalı davalarda çeki ciro yoluyla elde etmiş iyiniyetli çek hamilini bağlayacak şekilde karar verilemeyeceği, davacının iddialarını ispat edecek şekilde yeterli delil ibraz edemediği durumlarda davanın reddine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 19.Hd. 20.04.2011 T. 2010/10898 E. 2011/5254 K.) görüşündedir.

Sonuç Olarak; çekin istirdadı davasında, çekin davalı hamil tarafından kötü niyetle iktisap edildiği veya iktisabında ağır kusuru olduğunun kanıtlanması gerekir. Bu dava türünde ispat yükü davacıdadır.