Avukat Ali Mert Karakılçık
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Genel Kurul Kararlarının Butlanı ve İptali” başlıklı 622.maddesinde yer alan “Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.” düzenlemesi uyarınca TTK’nın “İlan, Teminat ve Kanun Yolu” başlıklı 448/3.maddesindeki“Mahkeme, şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler.” hükmünün limited ortaklık genel kurul kararlarının iptali davalarına da uygulanacağı açıktır. Bu kapsamda TTK.m.448/3 uyarınca limited şirket genel kurul kararlarının iptali davalarında ortaklığın talebi üzerine mahkeme, davalı ortaklığın muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesine karar verebilir. Kanunda teminatın niteliği ve miktarı konusunda özel bir belirleme yapılmamış olup bu konu hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır. İptal davalarına ilişkin kanunda öngörülen bu teminat hükmü, yargılama masraflarına ilişkin HMK.m.84 ve devamında öngörülen teminat hükmünden farklı bir düzenlemedir. Zira HMK.m.84 vd hükmünde sadece yargılama masrafları teminata konu edilirken, TTK.m.448/3 hükmünde ortaklığın yargılama masrafları da dahil olmak üzere meydana gelebilecek tüm muhtemel zararlar teminat altına alınmaktadır. Bu teminat, genel kurul iptal davası nedeniyle şirketin uğrayabileceği zararlara karşı bir güvence olmasının yanında şirketin mesnetsiz davalar nedeniyle tehdit edilmesini engelleme özelliğine de sahiptir (Prof.Dr. Erdoğan MOROĞLU, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2017, s.309-311 ; Dr.Emin ÇAMURCU, Anonim Ortaklık Genel Kurul Kararlarının İptaline Bağlanan Hukuki Sonuçlar, Ankara 2024, s.95 ; Benzer yönde Yrd.Doç.Dr.Hediye Bahar SAYIN, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı, s.331-332, İstanbul, 2017 ; Dr.Aydın Alber YÜCE, Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı, Ankara 2018, s.227 ; Yargıtay Onursal Daire Başkanı Gönen ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler, Ankara 2014, s.2734). Burada teminatın tespitinde iptali istenen genel kurul kararının önemi ve niteliğinin gözönünde bulundurulması zorunludur (Prof.Dr.Oruç Hami Şener, Limited Ortaklıklar Hukuku, Ankara 2017, s.638).
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 19.04.1983 Tarihli 1983/1401 Esas 1983/2033 Karar sayılı kararında da benzer hususlar vurgulanmıştır; “…TTK.nun 381/son fıkrası teminat koşulunu hükme bağlamış olmakla beraber teminatın mahiyet ve miktarını tayin yetkisini mahkemeye bırakmıştır. Bu itibarla şirketin talep ettiği miktarda bir teminat alınması mecburiyeti elbetteki söz konusu olamaz. Ne var ki, teminatın mahiyet ve miktarının tayininde, herhalde davacının dava hakkını kullanmasına ve dolayısıyla yargı denetiminin gerçekleşmesine engel olmayacak bir biçimde ve iptali istenilen genel kurul kararının önemi ve niteliği de gözönünde tutulmak suretiyle takdir hakkının kullanılması gerekir. Diğer taraftan, mahkemenin tayin ettiği teminatın davacı tarafından yatırılmaması halinde davanın bu yüzden reddine karar verilmesi de mümkün değildir. Böyle bir halin söz konusu olduğu durumlarda Yargıtay`ın yerleşmiş içtihatlarına göre, HUMK.nun 99. maddesinin uygulanması ve bunun sonucu olarak da davacının mahkemede hazır bulunmamış addolunması gerekir ( Yargıtay 11. HD. 2.07.1978 gün ve 1979/3648-3483; Yargıtay HGK. 17.10.1980 gün ve 1980/11- 1871-1980/2309 sayılı kararları ). Bu takdirde ancak davalı şirketin ( bankanın ) davayı takip etmek istemesi halinde davacının yokluğunda yargılamaya devam edilebilir. Aksi halde davanın müracaata bırakılması lazım gelir. Mahkemece, yukarıdan beri yapılan açıklamalar gözönünde tutularak öncelikle bu hususların halli cihetine gidilmesi gerekirken teminat yatırılmadığından vesaireden bahisle yazılı şekilde davaya devam olunarak hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.”
Sonuç olarak; TTK’nın 622.maddesinin atfıyla TTK’nın 448/3.maddesindeki teminata dair düzenleme limited şirketlere de uygulanabilir. Bu kapsamda TTK.m.448/3 uyarınca limited şirket genel kurul kararlarının iptali davalarında ortaklığın talebi üzerine mahkeme, davalı ortaklığın muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesine karar verebilir. Kanunda teminatın niteliği ve miktarı konusunda özel bir belirleme yapılmamış olup bu konu hakimin takdir yetkisine bırakılmıştır.
