LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRLERİNİN SORUMLULUĞU DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Avukat Ali Mert KARAKILÇIK

TTK.m.644/1(a)’nın göndermesiyle limited şirket müdürlerine karşı açılacak sorumluluk davalarının zamanaşımı süresi ise TTK.m.560 hükmüne tabidir (Doç.Dr.Birgül SOPACI ÖZTUNA, Limited Şirketlerde Müdür, s.288-289 ; Soner ALTAŞ, Limited Şirketler, 7.Baskı, s.601). Bu kapsamda limited şirketlerde müdürlere karşı açılacak sorumluluk davaları, davacının sorumluları ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 2 yılda; ancak her halde zararın oluşumundan başlayarak beş yılda zamanaşımına uğrar (Prof.Dr.Ersin ÇAMOĞLU, Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, s.191). Fakat müdürlerin sorumluluk doğuran fiillerinin Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil etmesi ve bu suçun daha uzun bir zamanaşımına tabi olması halinde, hukuk mahkemesi nezdinde açılacak sorumluluk davalarına ceza zamanaşımı süresi uygulanır (Soner ALTAŞ, Limited Şirketler, s.601). Daha açık bir anlatımla müdürlerin eylemlerine ceza zamanaşımının uygulanabildiği durumlarda fiil veya ihmalin gerçekleşmesinde itibaren ceza zamanaşımı süresince hukuki sorumluluk davası açılabilir (Doç.Dr.Birgül SOPACI ÖZTUNA, Limited Şirketlerde Müdür, s.293 ; Dr.Soner ALTAŞ, Limited Şirketlerde Kurucuların, Müdürlerin ve Tasfiye Memurlarının Hukukî Sorumlulukları, tacirsoft.com.tr). Yargıtay uygulamasında davaya ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için herhangi bir cezai soruşturmanın varlığına da gerek olmadığı vurgulanmaktadır.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 22.11.2023 Tarihli 2023/2758 Esas 2023/6724 Karar sayılı kararı; “…asıl davaya ek olarak açılan bu dava limited şirket müdüründen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, zararın ve sorumlunun en geç asıl davanın açıldığı 08.07.2011 tarihinde öğrenildiği, bu tarihten itibaren 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı, somut olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dosyası incelendiğinde; iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından, davalıya isnat edilen zararı doğuran fiillerin, bu konuda HERHANGİ BİR CEZAİ SORUŞTURMA OLMASA DAHİ, ceza kanunları mucibince suç sayılan bir fiil teşkil etmesi halinde, davadaki zamanaşımının, bu fiile karşılık gelen yasa maddesi için öngörülen, uygulamadaki deyimi ile “uzatılmış zamanaşımı süresine” tabi olacağı açıktır. Mahkemece, eldeki davada davacı tarafın tazminata konu ettiği davalı eylemlerinin suçun unsurunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması doğru olmamış, davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” (Benzer yönde Yargıtay 23.Hd. 14.12.2017 T. 2016/9739 E. 2017/3740 K.).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.10.2019 Tarihli 2019/327 Esas 2019/1072 Karar sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır; “…Burada üzerinde durulması gereken husus; ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat davası için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin ceza kanununa göre “cezayı gerektiren bir fiil” olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. 6762 sayılı TTK’nın 309/4.maddesinde, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektirmesi yeterli görülmekte, bunun dışında, fiili gerçekleştiren hakkında soruşturma yapılması ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet kararıyla SONUÇLANMIŞ BİR CEZA DAVASININ VARLIĞI KOŞULU ARANMAMAKTADIR. Bundan başka fiilin kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç teşkil edip etmemesi de önemli değildir. Zira bu husus, ceza davasının açılabilmesinin bir şartıdır. Bu bakımdan şikâyet süresinin geçirilmesinden ötürü, ceza davasının açılamamış olması, bu davaya ilişkin zamanaşımı süresinin, tazminat davasına uygulanmasına engel değildir. Ceza zamanaşımının uygulanması yönünden ise hukuk hâkiminin tazminat davasını görürken, ceza hukuku kurallarıyla ve özellikle ceza mahkemesinin zarar veren hakkında vermiş olduğu beraat veya mahkûmiyet kararıyla bağlı olup olmadığı 818 sayılı BK’nın 53. (6098 sayılı TBK’nın 74.) maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ceza hâkimi, fiilin suç teşkil ettiğine karar vermiş, zarar vereni mahkûm etmiş ve bu karar kesinleşmişse ceza kanunlarının yorum ve uygulamasına ilişkin bu kararla hukuk hâkimi bağlı olup konuyu tekrar tartışamaz.”

SONUÇ OLARAK; TTK.m.644/1(a)’nın göndermesiyle limited şirket müdürlerine karşı açılacak sorumluluk davalarının zamanaşımı süresi ise TTK.m.560 hükmüne tabidir. Bu kapsamda limited şirketlerde müdürlere karşı açılacak sorumluluk davaları, davacının sorumluları ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 2 yılda; ancak her halde zararın oluşumundan başlayarak beş yılda zamanaşımına uğrar. Fakat müdürlerin sorumluluk doğuran fiillerinin Türk Ceza Kanunu’na göre suç teşkil etmesi ve bu suçun daha uzun bir zamanaşımına tabi olması halinde, hukuk mahkemesi nezdinde açılacak sorumluluk davalarına ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Daha açık bir anlatımla müdürlerin eylemlerine ceza zamanaşımının uygulanabildiği durumlarda fiil veya ihmalin gerçekleşmesinde itibaren ceza zamanaşımı süresince hukuki sorumluluk davası açılabilir. Yargıtay uygulamasında davaya ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için herhangi bir cezai soruşturmanın varlığına da gerek olmadığı vurgulanmaktadır.