Konkordato Sürecinde Banka Teminat Mektuplarının Nakde Çevrilmesi ve Tedbir Kararlarına İlişkin Yargı Uygulaması

Avukat Ali Mert Karakılçık

Konkordato, borçlunun mali durumunu yeniden yapılandırmayı ve alacaklıların belirli bir düzen içerisinde tatminini sağlamayı amaçlayan bir cebri icra hukuku kurumudur. Geçici ve kesin mühlet sürecinde mahkeme, İcra ve İflas Kanunu’nun 287 ve devamı maddeleri kapsamında borçlunun malvarlığının korunması ve konkordatonun amacının gerçekleştirilmesi için gerekli gördüğü tedbirlere karar verebilmektedir. Bununla birlikte konkordato tedbirlerinin kapsamı, yalnızca borçlu ile alacaklı arasındaki ilişki bakımından değil, borçluya nazaran üçüncü kişi konumunda bulunan kişilerin bağımsız hakları bakımından da önem taşımaktadır. Banka teminat mektupları bu noktada uygulamada özellikle tartışılan güvence araçlarından biridir. Yargı uygulamasında banka teminat mektubu, kural olarak banka ile muhatap arasında kurulan ve lehtar ile muhatap arasındaki temel borç ilişkisinden bağımsız nitelik taşıyan bir garanti ilişkisi çerçevesinde ele alınmaktadır. Banka, teminat mektubunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde muhataba karşı kendi ödeme taahhüdünü yerine getirmektedir. Bu nedenle lehtar şirketin konkordato talep etmiş olması ile banka ve muhatap arasındaki teminat mektubu ilişkisine konkordato tedbirleri yoluyla müdahale edilip edilemeyeceği ayrı bir hukuki sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle teminat mektubunun nakde çevrilmesinin borçlunun malvarlığının korunması kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve mahkemenin İİK m. 287 ve devamı hükümlerine dayanarak bu işlemi durdurup durduramayacağı bölge adliye mahkemelerinin çeşitli kararlarına konu olmuştur. Kararlarda konkordato tedbirlerinin amacı ile banka ve muhatabın bağımsız hukuki konumu birlikte değerlendirilmekte; tedbirin üçüncü kişilerin maddi hukuktan doğan hakları üzerindeki etkisi ayrıca incelenmektedir. Aşağıdaki kararlar, banka teminat mektuplarının konkordato sürecindeki durumuna ilişkin son dönem yargı uygulamasının hangi hukuki gerekçeler üzerinden şekillendiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi’nin 16.01.2025 Tarihli 2024/1700 Esas 2025/84 Karar sayılı kararında; “…hukuki niteliği itibariyle konkordato talep eden borçlular tarafından verilen TEMİNAT MEKTUBUNUN, KONKORDATO DAVASINDA İİK’NUN 287 VE DEVAMI MADDELERİ GEREĞİNCE NAKDE ÇEVRİLMESİNİN ENGELLENMESİNE YÖNELİK TEDBİR KARARI VERİLEMEYECEĞİNDEN ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine dair verilen 18/12/2024 tarihli ara karar hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1033 Esas ve 18/12/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, …”

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi’nin 24.10.2024 Tarihli 2024/1092 Esas 2024/1217 Karar sayılı kararında; “…İlk derece Mahkemesi 14/08/2024 tarihli ara kararı ile, konkordato tedbirlerinin amacının konkordato teklif eden borçlunun malvarlığının korunması yanında, alacaklıların da hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ve korunması olduğu, konkordato talep eden borçlu şirketler lehine düzenlediği TEMİNAT MEKTUPLARININ ÖDENMESİNİN DURDURULMASI YÖNÜNDEKİ MÜDAHİL … BANKASININ TALEBİNİN KONKORDATONUN AMACINA AYKIRI DÜŞTÜĞÜ, zira bankanın, teminat mektuplarına güvenerek borçlu ile sözleşme yapan ve ticari ilişkiye giren alacaklıların, borçlu ile olan süreçte bu teminat mektuplarına dayanarak bankaya başvurmalarında herhangi bir hukuki engelin bulunmadığı, banka teminat mektuplarını ödemek durumunda kaldığında müdahil bankanın bu teminat mektuplarından ödediği tutar üzerinden konkordato talep eden borçluların alacaklısı konumuna geçeceğinden talebini borçlulara yöneltebileceği ve şartları varsa konkordato projesine dahil olabileceği gerekçelerine istinaden TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMİŞTİR. … LEHTARIN KONKORDATO TALEP ETMESİ SONUCU, GARANTİ VEREN BANKA İLE MUHATAP ARASINDA KURULAN BU SÖZLEŞME İLİŞKİSİNE İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE MÜDAHALE EDİLMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ. Bu durum sözleşme özgürlüğü ilkesine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil eder. Tedbir kararı, garanti ilişkisine müdahale anlamı taşır ve muhatabın bankaya karşı alacak hakkını ileri sürmesi ve bankanında borcunu ifa edemez hale gelmesi sonucunu doğurur. Bu sebeple, konkordato talep eden borçluya göre üçüncü kişi konumunda olan alacaklı (muhtap) ile GARANTÖR BANKA ARASINDA OLUŞAN SÖZLEŞEMEYE TEDBİR YOLU İLE MÜDAHALE EDİLMESİ HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR. Teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren engellenmemesi sonucu, borçlunun mal varlığında azalma meydana gelip gelmeyeceği veya alacaklılar arasında eşitliğin bozulup bozulmayacağı noktasında ise, alacaklı (muhatap), teminat mektubunu nakdi krediye dönüştürdükten sonra, garanti veren banka, konkordato talep eden müşterisinden, alacaklıya ödediği meblağın kendisine ödenmesini talep edebilecektir. … Sonuç olarak, hukuki niteliği itibariyle konkordato talep eden borçlular tarafından verilen TEMİNAT MEKTUBUNUN, KONKORDATO DAVASINDA İİK’NUN 287 VE DEVAMI MADDELERİ GEREĞİNCE NAKDE ÇEVRİLMESİNİN ENGELLENMESİNE YÖNELİK TEDBİR KARARI VERİLEMEYECEĞİNDEN ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine dair verilen 14/08/2024 tarihli ara karar hukuka uygun olduğu anlaşılmakla müdahil banka vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi’nin 05.11.2024 Tarihli 2024/2385 Esas  2024/1979 Karar sayılı kararı; “…İlk derece mahkemesi 02/08/2024 tarihli ara kararında özetle; “Fer’i müdahil … A.Ş. vekilinin 24/07/2024 tarihli dilekçesindeki, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine ilişkin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, ” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Müdahil….Bankası vekili 19/08/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 02/08/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. … Bu kapsamda, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik talep, borçlunun malvarlığının muhafazası kapsamında değerlendirilemez. Teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik karar, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran ve borçlu konkordato talep eden şirkete nazaran üçüncü kişi konumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def-i haklarını etkileyen tedbirler olarak değerlendirilebilir. Konkordato talebinde, gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süresi içerisinde, üçüncü kişilerin sahip oldukları hakları ve yüklendiği borçları etkileyeceğinden bu konuda tedbir kararı verilemez. Bunun dışında, muhatabın edimini yerine getirip getirmediği, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, teminat mektubunda belirtilen miktarın, garantör banka tarafından ödenip ödenmeyeceğine ilişkin ihtilaflar ile muhatap tarafından, teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı bir şekilde veya lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmeye aykırı bir şekilde nakde çevrildiği veya çevrileceği iddiası ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır. Bu şekilde açılacak bir davada, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin engellenmesine yönelik HMK’nın 389 ve devamı mad. gereği tedbir kararı verilmesini her zaman talep edebilir. TEMİNAT MEKTUBUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ İTİBARİYLE KONKORDATO TALEP EDEN BORÇLU LEHİNE VERİLEN TEMİNAT MEKTUBUNUN, KONKORDATO DAVASINDA, İİK’NIN 287 VE DEVAMI MADDELERİ GEREĞİNCE NAKDE ÇEVRİLMESİNİN ENGELLENMESİNE YÖNELİK TEDBİR KARAR VERİLEMEYECEĞİNDEN ve ilk derece mahkemesince talebin reddine dair karar hukuka uygun olduğundan, alacaklı müdahil banka vekilinin istinaf talebinin bu yönüyle reddine karar vermek gerekmektedir.”

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2024 Tarihli 2024/1630 Esas 2024/1447 Karar sayılı kararında da; banka teminat mektubunun asıl borç ilişkisinden bağımsız bir garanti niteliğinde olduğu, bankanın muhataba karşı üstlendiği ödeme taahhüdünün taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiden etkilenmeyeceği kabul edilmiştir.

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.11.2022 Tarihli 2022/219 Esas 2022/691 Karar sayılı kararında da; banka teminat mektubunun üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu ve banka, lehtar ile muhatap arasında üç taraflı bir hukuki ilişki kurduğu, bununla birlikte banka hakkında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunması halinde bankanın bu tedbir kararına uymak zorunda olduğu kabul edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2024 Tarihli 2024/1589 Esas 2024/1323 Karar sayılı kararında da; banka teminat mektubunun banka ile muhatap arasında, konkordato talep eden şirketten bağımsız bir hukuki ilişki kurduğu, bu nedenle şirketin konkordato talep etmesinin teminat mektubunun nakde çevrilmesine engel olmadığı ve konkordato davasında teminat mektubunun paraya çevrilmesini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2024 Tarihli 2024/1580 Esas 2024/1443 Karar sayılı kararında da; banka teminat mektubunun alacaklıya diğer alacaklılardan bağımsız bir güvence sağladığı, mektup bedelinin banka tarafından ödenmesi halinde yalnızca alacaklı sıfatının değişeceği ve bu nedenle konkordato davasında teminat mektuplarının nakde çevrilmesini engelleyen ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2024 Tarihli 2024/1816 Esas 2024/1594 Karar sayılı kararında da; konkordato talep eden şirket lehine düzenlenen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbir yoluyla durdurulmasının, üçüncü kişilerin maddi hukuktan doğan haklarına müdahale niteliğinde olduğu ve bu nedenle konkordato davasında bu yönde tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2021 Tarihli 2021/415 Esas 2021/457 Karar sayılı kararında da; banka teminat mektubunun asıl borç ilişkisinden bağımsız bir ödeme taahhüdü olduğu, konkordato talep eden şirket lehine düzenlenen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin borçlunun malvarlığının korunması kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle konkordato davasında teminat mektubunun nakde çevrilmesini engelleyen ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.

Sonuç olarak, yukarıda yer verilen kararlar birlikte incelendiğinde yargı uygulamasının banka teminat mektubunun bağımsız garanti niteliğini ve banka ile muhatap arasındaki hukuki ilişkinin konkordato talep eden lehtarın borç ilişkisinden ayrı değerlendirilmesini öne çıkardığı görülmektedir. Özellikle bölge adliye mahkemesi kararlarında, konkordato mahkemesinin İİK m. 287 ve devamı kapsamında verebileceği koruyucu tedbirlerin üçüncü kişilerin maddi hukuktan doğan bağımsız haklarını ortadan kaldıracak veya kullanılmasını engelleyecek biçimde genişletilmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım ortaya konulmaktadır. Teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine bankanın lehtara yöneltebileceği rücu talebinin konkordato sürecindeki hukuki durumu ise banka ile konkordato borçlusu arasındaki ilişkinin koşullarına göre ayrıca ele alınmaktadır. Bunun yanında, teminat mektubunun haksız veya temel ilişkiye aykırı biçimde nakde çevrildiği iddiasının konkordato tedbirlerinden farklı bir hukuki zeminde ve gerektiğinde HMK m. 389 ve devamı hükümleri çerçevesinde ayrı bir uyuşmazlık olarak incelenebileceği de kararlarda ifade edilmektedir. Dolayısıyla konu bakımından somut teminat mektubunun metni, garanti ilişkisinin tarafları, nakde çevirme talebinin dayanağı ve verilen tedbir kararının kapsamı her dosyada ayrıca incelenmekle birlikte, aktarılan kararlar mevcut yargı uygulamasında öne çıkan yaklaşımı göstermektedir.