MİRASIN HÜKMEN REDDİ DAVALARINDA GÖREVLİ MAHKEME

Avukat Ali Mert Karakılçık

Mirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölümü tarihinde terekenin borca batık olduğunun açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması halinde mirasçıların mirası reddetmiş sayılmasını ifade eden özel bir miras hukuku kurumudur. Bu kurum, mirasçıların tereke borçlarından sınırsız biçimde sorumlu tutulmasını önleyen koruyucu bir işleve sahip olduğu gibi, uygulamada çoğu zaman tereke alacaklıları ile mirasçılar arasında doğan uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici rol oynamaktadır. Bununla birlikte mirasın hükmen reddine ilişkin davalarda yalnızca terekenin borca batık olup olmadığı değil, bu davalara hangi mahkemenin bakmakla görevli olduğu da önem taşımaktadır. Özellikle 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra, dava konusunun değer ve miktarına göre görevli mahkeme belirlenmesi yaklaşımı terk edilmiş; malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin belirlenmesi, hem HMK.m.2 hükmü hem de Yargıtay uygulaması çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yargıtay uygulamasında da ifade edildiği üzere, terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin mirasın hükmen reddi davalarında, davanın değerine bakılmaksızın görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davalarda görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir (Yargıtay 2.Hd. 12.11.2003 T. 14125 E. 15438 K.).

Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin 2017/1987 Esas 2021/458 Karar sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır; “…Bilindiği üzere olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmede bulunmak hakime aittir (HMK. m.31,33). Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu görevli mahkemenin tayin ve tespitinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır (HMK.m.2/1). Bu nedenle, mirasın hükmen reddi davasında GÖREVLİ MAHKEME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİDİR.”

Yargıtay 20.Hukuk Dairesi’nin 2015/16253 Esas 2016/2200 Karar sayılı kararında da aynı görüş mevcuttur; “…23.12.1942 günlü ve 24/29 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, “mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme borç miktarına göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinde ise asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığının tayin ve tespiti konusunda, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra terekenin borca batık olduğunun tespitine, “mirasın hükmen reddine” ilişkin olarak açılacak davalarda davanın değerine bakılmaksızın ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖREVLİDİR. Bu durumda işbu uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.’’

Sonuç olarak, mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin belirlenmesinde artık davanın parasal değeri veya tereke borçlarının miktarı esas alınmamaktadır. 6100 sayılı HMK.m.2 ile benimsenen sistem gereğince, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mirasın hükmen reddi davaları da terekenin borca batık olduğunun tespiti ve bu tespitin mirasçılar bakımından doğurduğu hukuki sonuçlarla ilgili olduğundan, bu davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Görev kuralının kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, mahkeme bu hususu taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür. Yargıtay’ın güncel uygulaması da bu yönde istikrar kazanmış olup, HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin davanın değerine bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıkça kabul edilmektedir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir