Avukat Ali Mert Karakılçık
Limited şirketlerde ortakların en temel malvarlığı haklarından biri, şirketin elde ettiği kârdan pay alma hakkıdır. Her ne kadar kâr dağıtımı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer alsa da, bu yetki sınırsız ve keyfi biçimde kullanılamaz. Şirketin somut ve makul bir ihtiyacı bulunmadığı halde, özellikle istikrarlı şekilde kâr elde edilmesine rağmen ortaklara kâr payı dağıtılmaması ya da bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmemesi, ortakların müktesep nitelikteki kâr payı hakkını zedeleyebileceği gibi dürüstlük kuralına da aykırılık oluşturur. Bu nedenle limited şirketlerde kâr payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararları, somut gerekçelere dayanmadığı ölçüde TTK.m.622 atfıyla uygulama alanı bulan TTK.m.445 kapsamında iptal davasına konu edilebilecektir.
Tekraren belirtmek gerekir ki; her ortaklıkta olduğu gibi limited ortaklıklarda da temel amaç kar elde etmek ve elden edilen karı ortaklar arasında paylaştırmaktır. Bunun sonucu olarak kar payı alma hakkı limited ortaklıklarda ortakların en önemli ortaksal haklarından birisidir. Kar payı, limited ortaklığın ortaklara dağıttığı salt kardaki paydır. Bu kapsamda kar payı dağıtımı, genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır (Yargıtay 11.Hd. 30.11.2015 T. 5256 E. 12736 K. ; Yargıtay 11.Hd. 27.01.2021 T. 2020/1377 E. 2021/495 K.). Bu çerçevede genel kurulda kar payı dağıtmama ya da az miktarda dağıtma yönünde karar alınırsa, bu karara karşı şirket ortakları tarafından genel kurul kararının iptali davası açılabilir (Prof.Dr. Oruç Hami ŞENER, Limited Ortaklıklara İlişkin Emsal Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi, 3.Baskı, Ankara 2024, s.226).
Önemi gereği tekraren belirtmek gerekir ki kar, belli bir dönem içerisinde ticari faaliyetler neticesinde şirket hesaplarında meydana gelen parasal veya para ile ölçülebilen fazlalık olarak tanımlanabilir. Kar payı ise limited şirket ortağının esas sermaye payının mali getirisidir. Limited şirketlerde kar payı hakkı, ortakların en temel malvarlığı haklarından olup kar payı hakkı müktesep haktır (Yargıtay 11.Hd. 21.12.2006 T. 2005/10060 E. 2006/13738 K. ; Dr.Öğr.Üyesi Serhan DİNÇ, Limited Şirketlerde Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri, s.181). Bu çerçevede limited şirketlerde genel kurul tarafından şirket kayıtlarında mevcut kar bulunmasına rağmen kar dağıtılmaması yönünden bir karar alınırsa, şirket ortaklarından her biri ilgili genel kurul kararının iptalini mahkemeden talep edebilecektir. Burada kar payı dağıtılmaması gerektiğini iddiasını ispat yükü, davalı şirkete aittir (Yargıtay 11.Hd. 21.12.2006 T. 2005/10060 E. 2006/13738 K.). Yargıtay da şirketlerde kâr varken somut gerekçelere dayanmaksızın uzun yıllar dağıtılmamasını dürüstlük kurallarına aykırı bularak, genel kurul kararının iptali gerektiği görüşündedir (Yargıtay 11. Hd. 04.06.2018 T. 2016/12065 E. 2018/4267 K.). Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin limited şirketlere ilişkin 04.06.2018 Tarihli 2016/12065 Esas 2018/4267 Karar sayılı kararında da benzer hususlar vurgulanmıştır; “…Dava; limited şirket genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 09.03.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı sırasında iptali talep olunan diğer kararların yanısıra davacının muhalif kaldığı 4 numaralı kararla şirket karının dağıtılmayıp yedek akçe olarak ayrılmasına da karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporundan ve belgelerden davalı şirketin istikrarlı bir karlılık trendinin bulunduğu, şirketin 17.5.2004, 19.7.2007 ve 22.08.2008 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında da kâr payı dağıtılmaması yönünde kararların alındığı, bu genel kurullarda alınan bir kısım kararlarla birlikte kâr payı dağıtılmamasına dair kararın da davalara konu edildiği anlaşılmaktadır. İptali istenilen 4 numaralı kararda kar payının neden dağıtılmadığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi, dava sırasında da kâr payı dağıtılmamasının nedenleri izah olunmamıştır. Limited şirket ortaklığında aslolan şirket karından pay almak olması sebebiyle SOMUT GEREKÇELERE DAYANMAYAN KAR PAYI DAĞITILMAMASINA YÖNELİK 4 NUMARALI GENEL KURUL KARARININ HUKUKA VE İYİNİYET KURALLARINA AYKIRI OLDUĞU gözetilmeden bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 21.12.2006 Tarihli 2005/10060 Esas 2006/13738 Karar Sayılı kararında da aynı hususlar vurgulanmıştır; “…O halde, mahkemece, kar payının güçlü bir nispi müktesep hak olduğu ve TTK’nun 469/2’nci maddesinin TTK’nun 385’inci maddeye bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kar payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu ve TTK’nun 469/2’nci maddesinin uygulanması gerektiğinde gerçekten şirketin inkişafı ve sürekli kar dağıtabilir durumda tutulması için kar payı dağıtılmamasının uygun ve faydalı olup olmadığının İSPAT YÜKÜNÜN DAVALI ŞİRKETE YÜKLENEREK, çeşitli ihtimalleri karşılaştırmalı olarak kapsayan içerikte bilirkişi raporu alınıp, hakların sakınılarak kullanılması ilkesi çerçevesinde genel kurul kararının iyiniyetli olup olmadığının saptanması gerekir iken, yazılı gerekçeyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.”
Sonuç olarak, limited şirketlerde kâr payı alma hakkı ortakların en temel ve müktesep nitelikteki malvarlığı haklarından biridir. Bu nedenle şirketin kâr elde etmesine rağmen somut, makul ve şirket menfaatiyle açıklanabilir bir gerekçe bulunmaksızın kâr dağıtılmamasına karar verilmesi, genel kurulun takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemez. Özellikle uzun yıllar boyunca kâr payı dağıtılmaması, ortakların ekonomik beklentilerini zedelediği gibi dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil eder. Bu nedenle somut gerekçeye dayanmayan kâr payı dağıtmama kararları, TTK.m.622 atfıyla uygulama alanı bulan TTK.m.445 kapsamında iptal davasına konu edilebilecektir.
