Avukat Ali Mert Karakılçık
Limited şirket genel kurul kararlarının iptali bakımından kanuna ve şirket sözleşmesine aykırılık yanında, dürüstlük kuralına aykırılık da bağımsız ve önemli bir iptal sebebidir. Zira genel kurulda çoğunluk iradesinin oluşması, bu iradenin sınırsız ve denetimsiz şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Özellikle çoğunluğun şirket menfaatinin gerektirmediği şekilde hareket ederek azınlık ortakların haklarını zedelemesi, bilgi alma ve inceleme haklarını etkisizleştirmesi, eşit işlem ilkesini ihlal etmesi veya ortaklar arasındaki menfaat dengesini bozması halinde alınan kararların dürüstlük kuralına aykırılığı gündeme gelir. Bu nedenle TTK.m.622 atfıyla limited şirketler bakımından da uygulama alanı bulan TTK.m.445 uyarınca, dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarının iptali talep edilebilecektir.
Tekraren belirtmek gerekir ki; TTK.m.622’nin atfıyla TTK.m.445’te limited şirket genel kurullarında dürüstlük kuralına aykırılık hali de bir iptal sebebi olarak öngörülmüştür. Bu düzenlemeden amaç, çoğunluğun haksız ve yersiz kararlarıyla azınlığı ezmesine engel olmaktır (Prof.Dr.Oruç Hami ŞENER, Limited Ortaklıklar Hukuku, s.617). Nitekim limited şirket genel kurul kararlarının geçerli olması için kanuna ve ortaklık sözleşmesine uygun olması yeterli olmayıp ayrıca dürüstlük kurallarına da uygun olması gerekir. Bu çerçevede genel kurulun şirket menfaati gerektirmediği halde gücünü kötüye kullanarak aldığı, azlığın ve münferit ortakların menfaatlerini zedeleyen, azlığı ezecek ve haklarını bertaraf edecek kararları dürüstlük kurallarına aykırıdır. Bu yönü ile dürüstlük kurallarına aykırılık genel iptal sebebidir (Prof.Dr.Ersin ÇAMOĞLU, Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, s.156 ; Yrd.Doç.Dr. M. Fahrettin ÖNDER, Yargıtay Kararları Açısından Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, s.115). TTK.m.445’te yer alan dürüstlük kuralına aykırılık hali, TMK.m.2’de düzenlenen genel kuralın limited ortaklık genel kurul kararları bağlamındaki uygulamasından ibarettir. Yasa koyucu dürüstlük kurallarına aykırılığın iptal sebebi olarak önemini, maddeye koyduğu “özellikle” sözcüğüyle vurgulamıştır (Prof.Dr.Ersin ÇAMOĞLU, Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, s.156).
Görüldüğü üzere TTK.m.445 kapsamında dürüstlük kuralı, ortaklıklar hukukundaki klasik içeriğinden daha farklı bir boyut kazanmıştır. Doktrinde bu içeriğin şeffaflık, sakınarak karar alma, çoğunluğun menfaatine öncelik tanımama ilkeleri yanında pay sahiplerinin inceleme, bilgi alma, denetleme haklarını savsaklamama hallerini de içine alacak şekilde genişlediği ifade edilmektedir (Prof.Dr.Ersin ÇAMOĞLU, Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, s.156). Sonuç olarak dürüstlük kurallarına aykırılık evrensel bir kuralın uygulaması olduğundan TTK’nın 622.maddesinin TTK’nın 445.maddesine yaptığı atıf da göz önünde tutularak, Yargıtay’ın anonim ortaklık genel kurul kararlarının dürüstlük kurallarına aykırılık nedeni ile iptaline ilişkin ilke kararlarının limited ortaklık genel kurul kararları hakkında da uygulama alanı bulacağı söylenebilir (Prof.Dr.Ersin ÇAMOĞLU, Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, s.156). Yargıtay uygulamasında da yukarıda yer alan açıklamalarımızla benzer yönde görüş mevcuttur. Bu kapsamda Yargıtay, şirkette kâr varken somut gerekçelere dayanmaksızın uzun yıllar dağıtılmamasını dürüstlük kurallarına aykırı bularak, genel kurul kararının iptaline karar vermiştir (Yargıtay 11. Hd. 04.06.2018 T. 2016/12065 E. 2018/4267 K.).
Tüm bu hususlarla birlikte eşitlik ilkesi hukukun genel ilkelerinden olup şirket genel kurul kararlarının alım sürecinde de dikkat edilmesi gereken bir kuraldır (Yargıtay 11.Hd. 28.12.1984 T. 1984/6507 E. 1984/6608 K. ; Yargıtay 11.Hd. 20.03.2007 T. 2005/13567 E. 2007/4688 K. ; Yargıtay 11.Hd. 23.10.2001 T. 2001/6723 E. 2001/8213 K. ; Yargıtay 11.Hd. 02.07.2007 T. 2006/7678 E. 2007/10036 K.). Nitekim ortaklık hukukunda aynı hukuki konumda bulunan pay sahipleri, aynı nimete sahip ve aynı külfete tabi olmalıdırlar. TTK’nın “Eşit İşlem İlkesi” başlıklı 357’nci maddesinde de tüm pay sahiplerinin eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulması gerektiğini düzenlemiştir. Eşitlik ilkesi TMK.m.2’de düzenlenen dürüstlük kuralının anonim ortaklıklar hukukundaki yansımasıdır. Nitekim eşitlik ilkesine aykırılık, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur (Prof.Dr.Erdoğan MOROĞLU, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2020, s.240).
Yukarıda sayılan bu kurala limited şirketlerde müdürler kurulu yönünden TTK’nın 627.maddesinde “Eşit İşlem” başlığı altında da rastlanmaktadır. Madde metninde “Müdürler, ortaklara eşit şartlar altında eşit işlem yaparlar” demek suretiyle limited ortaklıklarda eşit işlem ilkesi hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda eşit işlem ilkesi, limited ortaklık müdürlerine yol gösteren önemli bir emirdir. Bu ilkede merkezi bir koruma hükmü söz konusu olup özellikle azınlık pay sahipleri için büyük önem arz etmektedir. Nitekim eşit işlem ilkesinin anlam ve amacı özellikle, azınlığın aleyhine çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanmasının engellenmesidir. Diğer bir anlatımla bu ilke kapsamında müdürler, ortaklara karşı eşit şekilde davranmalıdır (Prof.Dr.Oruç Hami ŞENER, Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku, s.771).
Bu çerçevede eşit işlem ilkesi, ortak olsun olmasın tüm müdürlerin uymakla yükümlü olduğu bir ilke olup müdürler kurulunca dikkat edilmesi gereken temel bir esas özelliğe sahiptir. Bu nedenle müdürler, yalnızca müdürlerin TTK.m.392 kapsamındaki bilgi edinme ve inceleme hakkı açısından değil, ortakların TTK.m.614 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme hakkı bakımından da eşit işlem ilkesine uymakla yükümlüdür. Dolayısıyla müdürler kurulunca eşit işlem ilkesine uyulmaması ve eşit olmayan davranışlarda bulunulması halinde TTK.m.644/1-c’nin atfıyla TTK.m.391/1-a hükmü kapsamında ilgili müdürler kurulu işlemlerinin butlanla batıl olduğu ileri sürülebilir. Ayrıca bu işlemleri gerçekleştiren müdürlerin, şirketi ve ortağı uğrattıkları zararlardan ötürü şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olmalarından ötürü TTK.m.553 vd hükümleri kapsamında sorumluluk davası da açılabilir (Prof.Dr.Oruç Hami ŞENER, Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku, s.774).
Sonuç olarak, limited şirket genel kurul kararlarının yalnızca kanuna ve şirket sözleşmesine uygun olması yeterli değildir; bu kararların aynı zamanda dürüstlük kuralına, eşit işlem ilkesine ve ortaklar arasındaki menfaat dengesine de uygun olması gerekir. TTK.m.622 atfıyla uygulama alanı bulan TTK.m.445 uyarınca, çoğunluğun şirket menfaatinden uzak, azınlık ortakları baskılayan, bilgi alma ve inceleme haklarını zedeleyen veya ortaklar arasında eşitsizlik yaratan kararları dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptal davasına konu edilebilecektir.
